Ana içeriğe atla

Bir Romanın İçine Gömülmenin Hazzı


 

Bu kitabı açıkçası herkes okuyor diye öteliyordum 

Yani sanki herkes okuyorsa ben okumamalıyım diye kibirleniyordum

Fakat yanılmışım 

Müthiş bir çeviri 

Kendine ve ilişkilere, duygulara ait dürüst bir gözlemleme 

Harika analizler ve dışa vurumla

Tertemiz cümleler 

Sürükleyici 

Açıkçası çok kısa sürede bitirdim 

Yalnız kendimde farkettiğim bu sefer karakterlerden çok yazarla daha ilgili olarak okudum 

Elena mahlası ile yazıyormuş gerçek kimliğinden emin değiller

Kitabın seri olarak devamı da varmış bakalım kısmet 

Sayfa 164 ' e şöyle not almışım: Lila' yı bu denli abartan Lenu' nun kendi ezikliği

Kitaptan aldığım diğer cümleleri paylaşıyorum;

"Yazı aracılığıyla konuşmayı biliyordu"

"Hınçlı bir mutsuzluk"

"Gündelik olayların içinde var olan bir zenginlikti ve ne şanı ne ışıltısı vardı"

"Mutlak bir kararlığa sahip olma özelliği sergilerdi"

"Hayal kırıklığını, hayatlarının ana ekseni yapmış ve birbirlerine sıkı sıkı tutunmuş iki ihtiyar kadın gibi uzun uzun yürüyüp konuştuk"

"O sadece olanları güzel söylemeyi bilmiyordu; daha önce de bildiğim bir yeteneğini geliştiriyordu. Şimdi küçüklüğündekinden daha iyi bir şekilde olayları alıyor ve onlara doğallıkla gerilim yüklüyordu. Onu sözlere indirgerken gerçekliğini güçlendiriyor, içine enerji akıtıyordu" 

"Çünkü o kendine yetmeyi bilirken, ben ona gereksinim duyuyordum. Çünkü onun içinde benim dahil olmadığım kendine ait şeyler vardı"

"Onun hayatına ait parçalardan yoksun kalırsam kendi hayatımın yoğunluğu ve anlamı kaybolacak sanıyordum"

"Sanki artık herşey için bitkin düşüne kadar çarpışma gerekliliği kalmamış gibi sakindi"

"Kafasında varolan güzellik bir çıkış yolu bulamadı"

"Sözlerimi zorluk çekmeden kendimden ayırdım"

"Kendininkilerin dışındaki başka erdemleri hoş göremeyecek kadar kendisiyle mi doluydu?"

"Eğitimin zahmeti insanı kesinlikle yükseklere taşıyor, belli bir yere getiriyordu"

"Zihinsel hızı; keskin bir ıslığı, bir fırlatışı, ölümcül bir ısırığı andırıyordu"

"Demek ki nefret elle tutulur, gözle görülürdü"

"Adalet dayakla gerçekleşmiyor muydu?"

"Çiçek açarcasına canlandım"

"Kendimi bilinmezliğe neşeyle sundum"

"O an hissettiğim duygunun kesinliği hala aklımda"

"Menekşe rengi ışık"

"Yeni olanın sevinci"

"Kaba saba sıradanlığı"

"Bu düşünceler bana uykum varmış gibi bitkinlik veriyordu"

"Ama gene de payıma düşen hayatın özellikle kötü olduğunu düşündüğümü hiç hatırlamıyorum

Hayat böyleydi işte o kadar"

"Onu gördüğümüz dönemde Bay Peluso bize çaresizliğin görüntüsü olarak göründü"

"Özenle kurulmuş bu bir kaç cümlelik şiddet canımı yaktı"

"Onu sevmeyi sürdürmek için böyle olduğunu düşünmek istedim"

"Lila ve beni kendi üstünlüğünün gözalıcı kanıtı olarak kullanırdı"

"Bu nedenle çocuk enerjimin tümünü sınıf birincisi olmak için değil-bunu başarabileceğimi sanmıyordum" üçüncülüğe, dördüncülüğe, sonunculuğa düşmemek için harcıyordum"

"Düşmanın yetkinlik düzeyini ölçmek için genellikle önce beni ileri sürerdi"

"Öğrenciler bunca bilgiyi ezberlemek için ne kadar çok uğraşmış olduğumu hissederlerdi ve benden nefret etmezlerdi" (bu cümle bana o kadar dokundu ki tabii hikayenin tamamını bilmek gerekir)

"Beni müthiş bir çaresizliğe itti. Ama işte o fırsat sayesinde sonrasında çok geliştireceğim bir sanat öğrendim"

"Uzun kirpikli yoğun bakışlı gözleri vardı"

"Gerçek anlamda ve derinlemesine nefret etmek"

"Kendimi her konuda ikinci hissetme duygusuna alışıktım"

"Her anın mutlak bir duruluğu"

"Uzaklık-bunu ilk kez keşfetmiştim- içimdeki her bağı ve her kaygıyı söndürmüştü"

"Sınırsızlanma: o anlarda insanların ve nesnelerin sınırları ansızın eriyiveriyordu"

"Katmerli bir aşağılanma yaşadım"

"Her biri kendi mutlak kudretine inanan dört erkek"

"Kırılgan akıl"

"Sevdiğimiz insanları yitirmeden varoluşumuzu sağlamlaştıracak para kavramı hala canlıydı"

"Bir romanın içine gömülmenin hazzı"

"İz kavramını ölçüsüzce genişletiyordu"

"Anneler akşam yemeği hazırlıyorlardı eve dönme zamanıydı"

"Başıyla enerjik bir hayır işareti yaptı"

"Kurşuni sabah"

"Şer yüklü olaylar"

"Yenilginin zehri"

"Olası rekabet"

"Bakışları telaşlı"

"Çözümlenmesi çetin pek çok davranış kendini orada gösterdi"

"Tuzlanmış hamsiyi andırırdı"

"Görüntüsü kırılgan olsa bile ona konan yasakların anlamı yoktu"

"Bu öfkeyi Lila'ya kadar genişletmiş miydi?"

"Sille tokat girişti"









Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kömives yoksa Marai'mi?

Ben Kömives’i burjuvazi olarak gördün mü? Sanki istemiyor ama bir şekilde de ayak uyduruyor bu duruma “Ona ucuz tütün, daha mütevazi kıyafetler, daha basit konut yeterdi. Toplumsal hayatın daha alt düzey koşullarıyla idare edebilirdi”   bu cümleden böyle anlıyorum Köprüden baktığı anlardaki cümleleri ise evet sınıfsal farklıları sadece zenginlik değil belki ama tarihsel soyluluk, eğitimden gelen yetkinlikler açısından sınıf ayrımını önemsiyor olabilir de diyorum Ki yazarın Burjuvanın İtirafları diye de kitabı varmış “İşte köprünün altında yüzyıllardır akan nehrin solunda, kıyıda uzanan yeni parlak renklere boyanmış kiralık evlerin ses geçiren ince duvarları arasında modern çağın sürekli sinirli insanları yaşıyordu” “Sonra yavaşça yüzünü nehrin sağ kıyısında kalan yakasına doğru çevirdi. Bu tarihi yüzü içi memnuniyetle kabararak seyretti.” Kapıcı ile ilgili yaptığı yorum; “Kapıcının davranışındaki bu gerekçesiz samimiyeti dışarıdan gören biri asla hissedemezdi. Bu ...

Okunması çok kolay olmasa da sabrı hak edecek güzel bir kitap

  Yüzüncü sayfaya kadar hızlı ilerleyemedim felsefi açıdan kullanılan terimler kavramlar zorlayıcı oldu.  Bazen çeviri eksikliği mi şimdi burada ne demek istedi diye aynı cümleleri bir kaç defa okudum Ozu yeni girdi hikayeye bakalım neler olacak? diye 10 Haziran'da not almışım Kitabı bugün bitirebildim. (29 Haziran) Üzüldüm, kitabın sonunun kendi içimde biraz demlenmesine izin vermem gerekiyordu  Fakat sonra yazmak için fırsat bulamayacağımı düşünüp yazmaya oturdum Kendi cümlelerimle anlatacak bir ruh dinginliğim ve kelime bulmada kolaylık yaşayacak bir berraklığım olmadığı için şu an çok yorumum olamayacak Fakat gene de şunları yazayım; Renee'nin, kendi zevk ve tutkularıyla hayatı daha kolay yaşanılır kılmanın güzelliğini  göstermesi bir yana, o aslında oldukça yalnız "sevmek" ve "sayılmak" kısmını kardeşinin ölümüyle toprağa gömmüş  durumuna üzülünecek, fark edilmeyen entel yoksul bir kadın Paloma var bir de ve onun derin düşünceleri  Ozu ise gerçek olama...

Bu Yaşa Erdirdin Beni

  Tarih 16 Aralık olduğunda yeni yaşıma gireceğim  İsmet Özel’in Münacaat şiirinin giriş kısmı geliyor aklıma Annem duyarsa yanlış anlar üzülür diyorum bir zamanlığına vazgeçiyorum  Yağmur yağıyor, kitabımı aldım dedim ki daha kaç yıl okuyabilirim ki? İnsan ömrünün tüm istediği kitapları okuyamayacak kadar kısa olması ne acı Ahirette amel defterimiz dışında kitaplar olacak mıdır acaba? Yaş ilerledikçe aslında Veronika’nın ölmek istemediği gibi ölmek istemiyorum  Daha diyorum Filistin özgür olmadı alma canımızı Allah’ım  Yatmadan evvel çocuklara baktım Uyuyorlardı  Bakıyorum ve diyorum ki bunlar benim mi Allah’ım? Senin emanetlerin ne güzel, pek tatlı çok sevimliler  Aklıma çocuğunu kaybedenler geliyor kahroluyorum kahroluyorum  Dişlerimi fırçalarken ayna da yüzüme bakıyorum  Artık şu yüz yogasını bilmem kaçıncı kez  mutlaka yapmalıyıma niyetlenip gene  yapmıyorum Menapoza girmeye de hazır değilim ben daha gencim diyorum  Ben ha...