Ana içeriğe atla






10-10-2019

Evgeny Grinko ve Rezonans

Onu ilk kez Youtube ‘nun kafasına göre oluşturduğu çalma listesindeki sırası geldiğinde , duyduğum melodiler karşısında burnumun direğini sızlatmasıyla tanıdım.

Boş bir arazide, soğuk havada , günün yeni doğmak üzere olduğu bir zamanda ağzında sigarası ile piyano çalıyordu.

Klip de , parça da etkilemişti beni. Defalarca dinlemiştim.

Neden bu kadar etkilenmiştim o zaman bu konu üzerine çok düşünmedim . Melankolik bir insandım zaten.

Aylar aylar sonra gene Youtube’ de Feride Can’ın “ Tetiklenmem bana geçmişimle ilgili ne söylüyor” videosunu izledim.

Rezonanstan bahsediyordu.  Gelen telefon , soru ve e-mail trafiğine rağmen bir ileri - iki geri alarak videoyu bitirmeyi başarmıştım.

Daha sonraları rezonansı biraz araştırdım.

Batı dillerinde “sympathize” duygusal olarak rezone olmak demekmiş. Yani aynı duygu ile titreşmek. (1)

Birisi bir duygu ve düşünce ile titreşirken bizimde içimizde eğer o duygu ve düşünce ile uyumlu bir şey varsa , duygu bize de geçiyormuş. (2)

Mesela bir arada bulunan birçok bebekten biri ağlayınca, ötekilerinin de ağlamaya başlaması gibi (1) ya da öfkeli birini gördüğümüzde onun öfkesinin bize de bulaşması gibi. (2)

Evgeny dinlerken o ve ekibi notalara her bastığında sanki müzik görünmez bir el olmuş , üstünü kapattığım , gizlediğim ve hatta bilmediğim bütün yaralarımın kabuklarını tek tek kaldırıyordu.

Ağzına kadar stres dolu işim , bir türlü yetiştiremediğim ev işleri , hızlı ve tüketim odaklı yaşantımız , dünyada yaşanan zulüm ve haksızlıklara artık duyarsızlaşan benliğim karşısında  müzik, bulduğu-bulabildiği küçücük deliklerden ruhuma işliyordu.

Müziği dinlerken beni tetikleyenin ne olduğunu buldum. 

Bilinç ve bilinçaltımda olan tüm yorgunluklar, acılar , hayal kırıklıkları ve umutlarımla bana “insan” olduğumu hatırlatması , insani taraflarımı öne çıkarmasıydı. 

Zaman yavaşlamış, etraf sakinleşmiş, kelimeler susmuştu.

Kendi hayatımın film müziğini dinliyordum sanki..














1-http://www.astroset.com/bireysel_gelisim/newage/newage95.htm

2-https://www.youtube.com/watch?v=a0Fm8Ka5bP8

https://www.youtube.com/watch?v=VYCOg-yglNM




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

  Sonsuza dek tamamlanmayacak eksik kusurlu varlığım (Thierry Paquot)   Pandemi hala devam ediyor. Bir yılı geçti. Korona temelli mi kalacak yoksa bir gün hayatımızdan çekip gidecek mi bilmiyorum? Uzmanlar geçeceğini söylüyor- bekliyoruz. Koca ülkede tüm kurallara uyan sanırım bir-kaç aile var. Böyle olunca süreç uzuyor da uzuyor. Ben geçen sene Mart ayının ortasından beridir evden çalışıyorum. Her olayda olduğu kadar evden çalışmanın da kolaylıkları ve zorlukları var. Ama itiraf etmeliyim ki bazen bana geliyor gelenler, kızlar diyordur kesin “Annem gene çıldırdı” kapılarını kapatıp benden uzaklaşıyorlar oradan anlıyorum. Ramazan ayı da olmasa kendime çeki düzen verecek bir fırsatım olmayacak kesin. Evde olmanın en güzel yanı iki Ramazan ayını da dolu dolu geçiriyor olmam. Üç senedir Ramazan aylarında sosyal medyayı tamamen bırakıyorum. Bu sene Whatsapp uygulamasını da kaldırdım. İlginç tecrübelerim oldu. Mesela ailem dışında beni/bizi kimsenin merak etmediğini...

Sonsuzluk ve ötesine

Açıkçası hiç düşünmediğim bir konuydu, Allah'ın isimlerinin insanlara tecelli etmesi  Yani çünkü O Allah en büyük onun yüceliğinin ve biricikliğinin özellikleri insanda olabilir miydi?  Yaratılış kısmını unutuyorsun diyebilirsiniz pek tabii  Kitabı okumam uzun sürdü hemen bittikten sonra yazsaydım bence daha iyi bir yazı  koyabilirdim ortaya. Hiç yazmamaktansa bir şeyler yazmayı tercih ettim Kitaptan bir kaç alıntı; Selam: Huzurun ve Barışın Tecellisi  Selam isminin "tecelli ettiği insan çevresine barış ve esenlik getiren, etrafına  huzur yayan bir kişi olur. Gafillerle tartışmaz, cahillerle manasız mücadelelere girmez.  Şaibelerden uzak, vakur, izzet ve şeref sahibi örnek bir kişilik olarak yaşar." El-Mü'min: Güven veren  "Korkaklık bütün ruhsal rahatsızlıkların temel sebebi...  Korkaklar korkak oldukları için korkarlar... Hem de her şeyden...  Hastalanmaktan, beğenilmemekten, rızık endişesinden...  (Bu korkuların tamamı şeytandand...
Kendimi en rahatsız hissettiğim ortam; siyasetin tek taraflı konuşulduğu, ortamda herkesin  sanki kendi gibi düşündüğünü zanneden ya da düşünmese de diğerlerinin düşüncesinin  ne olduğunu umursamayan insanların olduğu ortamdır.  Burada aslında şu da var, şu anki hükümetin olduğu partiye oy verme de, git hangi partiye veriyorsan ver. O zaman kabul edilebilirsin Çünkü onlara oy vermek onlara göre rezalet, akıl almaz bir şey çok daha ağırlarını söylüyorlar da yazmak istemiyorum  Şimdilerde en büyük sebepleri "ekonomi bu haldeyken bile mi" sanki ekonomi iyiyken onlara oy verenleri makul görüyor/saygı duyuyorlardı da şimdi duymuyorlar İktidarı savunacak değilim, hele depremden sonra  Fakat burada farklı bir mesele var: bir- haddini aşma, iki- çok büyük bir kibir var  bir tek kendini akıllı sanan, yaptığı yardımı bile konuşan hatta haram eden, mahalle baskısıyla insanları sindirenler var Anlamanız ve yapmanız gereken en temel şey, insanları küçümsememek  İşt...