Ana içeriğe atla

Pluviofil Bibliyofil


 

Bu karanlık ve kasvetli manzara bir Ankara sabahından bizim salona gelen görüntünün 

kendisi

İlginç bir şekilde bu havaları çok seviyorum 

Pluviofil kasvetli yağışlı havalara sevenlere verilen isim 

Bibliyofil kitap sevenlere verilen isim 

Peki yazmayı seven insanlara da bir isim verildi mi? 

Hatta yazmayı seven ama üşenen insanların da bir ismi olmalı ? 

Bu huzurun sebebi sadece hava değil bence 

Evde olmam, trafikte olmamam işyerinde olmamam da büyük etken 

Kim bilir belki bir gün, bende dilediğim gibi bir çalışma ortamı bulup huzur içinde çalışabilirim 

Amin Allah'ım 

Gazze'de durumlar hala aynı 

Görüntülere bakmıyorum bir süredir çünkü beni felç eden üzüntü sebebiyle hiçbir işe yaramıyorum 

Yazmak bana gerçekten iyi geliyor 

Küçüğü hasta bu yüzden evden çalışıyorum 

Saçma sapan ve sıradan da olsa yazmak istedi canım 

Sonra okuyunca iyi ki yazmışım diyorum 

Bitkileri dün ters sulama yaptım 

Çiçekler canlandı sanki 

Bugün de deve tabanı ile areka palmiyesini yapacağım 

Hafta sonu sanırım 10 makine çamaşır yıkadım 

Yemek yaptım , yemek yaptım 

2 kamyon ütüm var 

Ve gene yemek yapmam lazım 

Büyüğü okulda 

Bey işte 

Etraf çok sakin 

Yapılacak yığınla işim var 

Ramazan ayına çok az kaldı 

Yeni yılda en azından ilk 2 ay için hedeflediğim hiçbir şeyi yapamadım 

Gazze'ye olan üzüntüm beni depresyona soktu kimseye bir faydası olmayan depresyon 

Bazı online eğitimlere katıldım

Ocak ayı için Kur'an Rehberliğinde Hayat Yolumuz-Tefsir Eğitimi 

Sema Çelem Hoca (5 hafta)

Gazze Akademisi Konulara göre uzman çeşitli hocalar (4 hafta 14 Şubat-6 Mart)

Ortadoğu'yu Nasıl Anlamalıyız Zahide Tuba Hoca (3 Hafta 21 Şubat-6 Mart) 

Katılamadığım dersler oldu kayıtları sonradan dinleyeceğim inşallah 

Büyük kız için de Qbicart Çocuk Kitabı Resimleme Atöylesi (3 hafta 13 Şubat-27 Şubat)

Kitaplardan Modern Filistin Tarihi'ni hala bitiremedim 

Çok üzülüyorum okudukça hayır okunanlar acıklı olduğu için değil geçmişten bugüne yaşadıkları 

zulmün işgalin nasıl da ilerleyerek bir kanser gibi Filistinlileri sardığı nasıl da çaresiz bıraktıkları 

ve onların yalnızlığı çok sarsıyor beni o yüzden de okumak zorlaşıyor 

Mart ayının tüm masumlar, müslümanlar ve konfor alanından çıkamayan şımarık dertli biz zavallılar 

için daha verimli daha hayırlı olmasını dilerim 

Belki böyle yazdıkça yapamadığım şeyler için utanır ve yapmaya teşvik edici bir güç olarak kullanabilirim 


Bugün 4 Mart 2024 Pazartesi 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kömives yoksa Marai'mi?

Ben Kömives’i burjuvazi olarak gördün mü? Sanki istemiyor ama bir şekilde de ayak uyduruyor bu duruma “Ona ucuz tütün, daha mütevazi kıyafetler, daha basit konut yeterdi. Toplumsal hayatın daha alt düzey koşullarıyla idare edebilirdi”   bu cümleden böyle anlıyorum Köprüden baktığı anlardaki cümleleri ise evet sınıfsal farklıları sadece zenginlik değil belki ama tarihsel soyluluk, eğitimden gelen yetkinlikler açısından sınıf ayrımını önemsiyor olabilir de diyorum Ki yazarın Burjuvanın İtirafları diye de kitabı varmış “İşte köprünün altında yüzyıllardır akan nehrin solunda, kıyıda uzanan yeni parlak renklere boyanmış kiralık evlerin ses geçiren ince duvarları arasında modern çağın sürekli sinirli insanları yaşıyordu” “Sonra yavaşça yüzünü nehrin sağ kıyısında kalan yakasına doğru çevirdi. Bu tarihi yüzü içi memnuniyetle kabararak seyretti.” Kapıcı ile ilgili yaptığı yorum; “Kapıcının davranışındaki bu gerekçesiz samimiyeti dışarıdan gören biri asla hissedemezdi. Bu ...

Okunması çok kolay olmasa da sabrı hak edecek güzel bir kitap

  Yüzüncü sayfaya kadar hızlı ilerleyemedim felsefi açıdan kullanılan terimler kavramlar zorlayıcı oldu.  Bazen çeviri eksikliği mi şimdi burada ne demek istedi diye aynı cümleleri bir kaç defa okudum Ozu yeni girdi hikayeye bakalım neler olacak? diye 10 Haziran'da not almışım Kitabı bugün bitirebildim. (29 Haziran) Üzüldüm, kitabın sonunun kendi içimde biraz demlenmesine izin vermem gerekiyordu  Fakat sonra yazmak için fırsat bulamayacağımı düşünüp yazmaya oturdum Kendi cümlelerimle anlatacak bir ruh dinginliğim ve kelime bulmada kolaylık yaşayacak bir berraklığım olmadığı için şu an çok yorumum olamayacak Fakat gene de şunları yazayım; Renee'nin, kendi zevk ve tutkularıyla hayatı daha kolay yaşanılır kılmanın güzelliğini  göstermesi bir yana, o aslında oldukça yalnız "sevmek" ve "sayılmak" kısmını kardeşinin ölümüyle toprağa gömmüş  durumuna üzülünecek, fark edilmeyen entel yoksul bir kadın Paloma var bir de ve onun derin düşünceleri  Ozu ise gerçek olama...

Bu Yaşa Erdirdin Beni

  Tarih 16 Aralık olduğunda yeni yaşıma gireceğim  İsmet Özel’in Münacaat şiirinin giriş kısmı geliyor aklıma Annem duyarsa yanlış anlar üzülür diyorum bir zamanlığına vazgeçiyorum  Yağmur yağıyor, kitabımı aldım dedim ki daha kaç yıl okuyabilirim ki? İnsan ömrünün tüm istediği kitapları okuyamayacak kadar kısa olması ne acı Ahirette amel defterimiz dışında kitaplar olacak mıdır acaba? Yaş ilerledikçe aslında Veronika’nın ölmek istemediği gibi ölmek istemiyorum  Daha diyorum Filistin özgür olmadı alma canımızı Allah’ım  Yatmadan evvel çocuklara baktım Uyuyorlardı  Bakıyorum ve diyorum ki bunlar benim mi Allah’ım? Senin emanetlerin ne güzel, pek tatlı çok sevimliler  Aklıma çocuğunu kaybedenler geliyor kahroluyorum kahroluyorum  Dişlerimi fırçalarken ayna da yüzüme bakıyorum  Artık şu yüz yogasını bilmem kaçıncı kez  mutlaka yapmalıyıma niyetlenip gene  yapmıyorum Menapoza girmeye de hazır değilim ben daha gencim diyorum  Ben ha...