Ana içeriğe atla

Sınavlar ve Nimetler


 

Fatma Bayram "99 Esma Sonsuz Mana" kitabında "Rızkımızı biz mi kazanıyoruz?" diye soruyor 

"Elde ettiğimiz her şeyin O'nun ihsanı değil de bizim çalışmamızın sonucu olduğunu düşünmek, insanı o imkanlar konusunda hesap vereceği şuurdan uzaklaştırır"

Rızık olarak insana bahşedilen iki büyük lütfun akıl ve irade olduğunu söylüyor

Bitmek bilmeyen bir koşturmaca her hafta sonu verdiğim "evin işlerini bitireyim söz..'le başlayan ama 

bitmeyen işler sonrası hak ettiğince ilgilenemediğim ne varsa çocuklar, eşim

ibadetlerim, okumalarım yürüyüş v.s.

Sonra Pazartesi oluyor 

Her gün bir birinin aynısı diyor büyük kızım

Ülkenin ekonomisi bu haldeyken hayatımızı sadece survive ederek geçiriyoruz

Nereye kadar?

Kur'an okuduysanız hatırlarsınız

"Hala akıllanmayacak mısınız?" diye sorar?

Allah'tan razı olup olmadığımın denendiği bir Ramazan ayı ve bayramından sonra hala aynı olarak 

kalacak mıyım bende kendime sorayım?

Bir hal geldi arife günü başımıza  

İç yakan kavuran bir şey 

canından bir parçan 

gözleri bakışları sesi ...

Sanırım hiç unutamayacağım bir görüntü beynime kazındı

Her şey bir anda oldu

O sınav içinde gelen nimetleri de aciz gözlerimiz ve aklımızla görebildiğimiz kadar gördük Allah'ım

Sana şükrediyorum tekrar yaşatma ve kimseye gösterme 

ve Canımıza öyle bir şifa ver ki hastalığından eser bile kalmasın

İsmet Özel dünyayı "kanatları kara fücur çiçekleri açmış" olarak tanımlıyor ya hani  

işte bu dünyada bu kadar 

kendimi paraladığım ve kimseye yaranamadığım dünya bu kadar 

Fakat ahirete de bu dünyada hazırlanabiliriz  

Kalan hayatım ve zamanımda aileme, kendime ve ibadetlerime zaman kalsın istiyorum 

"A Man Called Ove" filminde şöyle bir söz geçiyor "Bazı zamanlarda hayatta kim olduğunuza karar vermeniz gereken bir an gelebilir,

Benim için karar zamanı gelmişti".




 



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kömives yoksa Marai'mi?

Ben Kömives’i burjuvazi olarak gördün mü? Sanki istemiyor ama bir şekilde de ayak uyduruyor bu duruma “Ona ucuz tütün, daha mütevazi kıyafetler, daha basit konut yeterdi. Toplumsal hayatın daha alt düzey koşullarıyla idare edebilirdi”   bu cümleden böyle anlıyorum Köprüden baktığı anlardaki cümleleri ise evet sınıfsal farklıları sadece zenginlik değil belki ama tarihsel soyluluk, eğitimden gelen yetkinlikler açısından sınıf ayrımını önemsiyor olabilir de diyorum Ki yazarın Burjuvanın İtirafları diye de kitabı varmış “İşte köprünün altında yüzyıllardır akan nehrin solunda, kıyıda uzanan yeni parlak renklere boyanmış kiralık evlerin ses geçiren ince duvarları arasında modern çağın sürekli sinirli insanları yaşıyordu” “Sonra yavaşça yüzünü nehrin sağ kıyısında kalan yakasına doğru çevirdi. Bu tarihi yüzü içi memnuniyetle kabararak seyretti.” Kapıcı ile ilgili yaptığı yorum; “Kapıcının davranışındaki bu gerekçesiz samimiyeti dışarıdan gören biri asla hissedemezdi. Bu ...

Okunması çok kolay olmasa da sabrı hak edecek güzel bir kitap

  Yüzüncü sayfaya kadar hızlı ilerleyemedim felsefi açıdan kullanılan terimler kavramlar zorlayıcı oldu.  Bazen çeviri eksikliği mi şimdi burada ne demek istedi diye aynı cümleleri bir kaç defa okudum Ozu yeni girdi hikayeye bakalım neler olacak? diye 10 Haziran'da not almışım Kitabı bugün bitirebildim. (29 Haziran) Üzüldüm, kitabın sonunun kendi içimde biraz demlenmesine izin vermem gerekiyordu  Fakat sonra yazmak için fırsat bulamayacağımı düşünüp yazmaya oturdum Kendi cümlelerimle anlatacak bir ruh dinginliğim ve kelime bulmada kolaylık yaşayacak bir berraklığım olmadığı için şu an çok yorumum olamayacak Fakat gene de şunları yazayım; Renee'nin, kendi zevk ve tutkularıyla hayatı daha kolay yaşanılır kılmanın güzelliğini  göstermesi bir yana, o aslında oldukça yalnız "sevmek" ve "sayılmak" kısmını kardeşinin ölümüyle toprağa gömmüş  durumuna üzülünecek, fark edilmeyen entel yoksul bir kadın Paloma var bir de ve onun derin düşünceleri  Ozu ise gerçek olama...

Bu Yaşa Erdirdin Beni

  Tarih 16 Aralık olduğunda yeni yaşıma gireceğim  İsmet Özel’in Münacaat şiirinin giriş kısmı geliyor aklıma Annem duyarsa yanlış anlar üzülür diyorum bir zamanlığına vazgeçiyorum  Yağmur yağıyor, kitabımı aldım dedim ki daha kaç yıl okuyabilirim ki? İnsan ömrünün tüm istediği kitapları okuyamayacak kadar kısa olması ne acı Ahirette amel defterimiz dışında kitaplar olacak mıdır acaba? Yaş ilerledikçe aslında Veronika’nın ölmek istemediği gibi ölmek istemiyorum  Daha diyorum Filistin özgür olmadı alma canımızı Allah’ım  Yatmadan evvel çocuklara baktım Uyuyorlardı  Bakıyorum ve diyorum ki bunlar benim mi Allah’ım? Senin emanetlerin ne güzel, pek tatlı çok sevimliler  Aklıma çocuğunu kaybedenler geliyor kahroluyorum kahroluyorum  Dişlerimi fırçalarken ayna da yüzüme bakıyorum  Artık şu yüz yogasını bilmem kaçıncı kez  mutlaka yapmalıyıma niyetlenip gene  yapmıyorum Menapoza girmeye de hazır değilim ben daha gencim diyorum  Ben ha...