Ana içeriğe atla

Bu Yaşa Erdirdin Beni


 

Tarih 16 Aralık olduğunda yeni yaşıma gireceğim 

İsmet Özel’in Münacaat şiirinin giriş kısmı geliyor aklıma


Annem duyarsa yanlış anlar üzülür diyorum bir zamanlığına vazgeçiyorum 


Yağmur yağıyor, kitabımı aldım dedim ki daha kaç yıl okuyabilirim ki?


İnsan ömrünün tüm istediği kitapları okuyamayacak kadar kısa olması ne acı


Ahirette amel defterimiz dışında kitaplar olacak mıdır acaba?


Yaş ilerledikçe aslında Veronika’nın ölmek istemediği gibi ölmek istemiyorum 


Daha diyorum Filistin özgür olmadı alma canımızı Allah’ım 


Yatmadan evvel çocuklara baktım

Uyuyorlardı 


Bakıyorum ve diyorum ki bunlar benim mi Allah’ım?


Senin emanetlerin ne güzel, pek tatlı çok sevimliler 


Aklıma çocuğunu kaybedenler geliyor kahroluyorum kahroluyorum 


Dişlerimi fırçalarken ayna da yüzüme bakıyorum 

Artık şu yüz yogasını bilmem kaçıncı kez 

mutlaka yapmalıyıma niyetlenip gene 

yapmıyorum


Menapoza girmeye de hazır değilim ben daha gencim diyorum 


Ben hala eski de olsa converse giymeye devam ediyorum  


Yaşlı olmak için erken, genç olmak için geç 

olduğunu hissediyorum 


Babannem gibi hiçbir şey geri gelmiyor 


Onu özlüyorum 


Kalbim cızırdıyor aynı anda burnumun direği de sızlıyor


Artık kocamansın kadın, kocaman kadınsın kendine gel diyorum


Kocamanım ben

Ne ara?


Aslında cesur bir yıl geçirmişim


Sonradan bakıp keşke daha tedbirli davransaymışım dedirtme 

bana Allah’ım


İşi bıraktım,

Ben ki sanki asırlardır çalışıyorum 


İçimdeki huzuru biliyorsun

İyi ki ve şükür


Bana daha hayırlısını ver 

Daha hayırlı kapılar aç bu benim münacaatımdır Allah’ım


Robotlar çizgi filminde;

Robot diyor ki işte kahramanımız yoldan geçecek aynen şöyle diyor hala aklımda

 “Çekilin çekilin onun gerçekleşmesi imkansız hayalleri var!”


Benim de öyle 


Her sabah, beni bu sabaha da çıkardın diye şükrediyorum


Sonra diyorum ki benim buralarda olmamam lazım 

Benim çok gezmem çok ülke görmem lazım


Bende bir ufuk var diyorum

Ben buralara fazlayım diyorum


Az bir zaman sonra kendimi ev işlerini yaparken buluyorum 


Nereye be diyorum nereye gidebilirsin!


Hala içimde bir gençlik saklı olmalı

Yoksa bu yaşta bu kadar inişli çıkışlı olmamalı gibi insan 

 

Sonra gene çok ciddili çok eminli kararlar

Sonra bocalama 


Sonra bir gayret nasıl ki göreceksin herkül müsün mübarek

Tüm evi çekip çevirme herşeye yetme


Sonra pilin 10,7 sonra 3 ve

gene bitkin yorgun depresif halleri


Tam istediğim gibi olamayacak anlıyorum, olabilir

Bu yaşıma alışırım, severim de hatta


Çünkü çok değil geçen seneki fotoğraflara bakınca bile 

gençmişim diyorum nasıl güzel geliyorum gözüme 


Bu yaşım da geçip gittikten sonra öyle gelecek biliyorum  


Hoşgeldin, kırklarımın çiçeği olasın 

 

İnşallah iyi geçiniriz, birbirimizin kadrini kıymetini zamanında biliriz


Teşekkür ederim Allah’ım tüm kalbimle 


İsmet Özel’i iyi bir şair olarak yarattığın için 

(ideolojileri için umarım doğru yolu bulur o ayrı)


43 mum üfleyeceğim 


Söz sende şair; 


Bu yaşa erdirdin beni, gençtim almadın canımı

ölmedim genç olarak, ölmedim beni leylak

büklümlerinin içten ve dışardan

sarmaladığı günlerde

bir zamandı

heves ettim gölgemi enginde yatan

o berrak sayfada gezindirsem diye

ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende.


Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi

taşınacak suyu göster, kırılacak odunu

kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde

bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin

tütmesi gereken ocak nerde?”


Fotoğraf: Kızlardan büyüğü


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kömives yoksa Marai'mi?

Ben Kömives’i burjuvazi olarak gördün mü? Sanki istemiyor ama bir şekilde de ayak uyduruyor bu duruma “Ona ucuz tütün, daha mütevazi kıyafetler, daha basit konut yeterdi. Toplumsal hayatın daha alt düzey koşullarıyla idare edebilirdi”   bu cümleden böyle anlıyorum Köprüden baktığı anlardaki cümleleri ise evet sınıfsal farklıları sadece zenginlik değil belki ama tarihsel soyluluk, eğitimden gelen yetkinlikler açısından sınıf ayrımını önemsiyor olabilir de diyorum Ki yazarın Burjuvanın İtirafları diye de kitabı varmış “İşte köprünün altında yüzyıllardır akan nehrin solunda, kıyıda uzanan yeni parlak renklere boyanmış kiralık evlerin ses geçiren ince duvarları arasında modern çağın sürekli sinirli insanları yaşıyordu” “Sonra yavaşça yüzünü nehrin sağ kıyısında kalan yakasına doğru çevirdi. Bu tarihi yüzü içi memnuniyetle kabararak seyretti.” Kapıcı ile ilgili yaptığı yorum; “Kapıcının davranışındaki bu gerekçesiz samimiyeti dışarıdan gören biri asla hissedemezdi. Bu ...

Bir Romanın İçine Gömülmenin Hazzı

  Bu kitabı açıkçası herkes okuyor diye öteliyordum  Yani sanki herkes okuyorsa ben okumamalıyım diye kibirleniyordum Fakat yanılmışım  Müthiş bir çeviri  Kendine ve ilişkilere, duygulara ait dürüst bir gözlemleme  Harika analizler ve dışa vurumla Tertemiz cümleler  Sürükleyici  Açıkçası çok kısa sürede bitirdim  Yalnız kendimde farkettiğim bu sefer karakterlerden çok yazarla daha ilgili olarak okudum  Elena mahlası ile yazıyormuş gerçek kimliğinden emin değiller Kitabın seri olarak devamı da varmış bakalım kısmet  Sayfa 164 ' e şöyle not almışım: Lila' yı bu denli abartan Lenu' nun kendi ezikliği Kitaptan aldığım diğer cümleleri paylaşıyorum; "Yazı aracılığıyla konuşmayı biliyordu" "Hınçlı bir mutsuzluk" "Gündelik olayların içinde var olan bir zenginlikti ve ne şanı ne ışıltısı vardı" "Mutlak bir kararlığa sahip olma özelliği sergilerdi" "Hayal kırıklığını, hayatlarının ana ekseni yapmış ve birbirlerine sıkı sıkı tutunmuş iki ih...

Okunması çok kolay olmasa da sabrı hak edecek güzel bir kitap

  Yüzüncü sayfaya kadar hızlı ilerleyemedim felsefi açıdan kullanılan terimler kavramlar zorlayıcı oldu.  Bazen çeviri eksikliği mi şimdi burada ne demek istedi diye aynı cümleleri bir kaç defa okudum Ozu yeni girdi hikayeye bakalım neler olacak? diye 10 Haziran'da not almışım Kitabı bugün bitirebildim. (29 Haziran) Üzüldüm, kitabın sonunun kendi içimde biraz demlenmesine izin vermem gerekiyordu  Fakat sonra yazmak için fırsat bulamayacağımı düşünüp yazmaya oturdum Kendi cümlelerimle anlatacak bir ruh dinginliğim ve kelime bulmada kolaylık yaşayacak bir berraklığım olmadığı için şu an çok yorumum olamayacak Fakat gene de şunları yazayım; Renee'nin, kendi zevk ve tutkularıyla hayatı daha kolay yaşanılır kılmanın güzelliğini  göstermesi bir yana, o aslında oldukça yalnız "sevmek" ve "sayılmak" kısmını kardeşinin ölümüyle toprağa gömmüş  durumuna üzülünecek, fark edilmeyen entel yoksul bir kadın Paloma var bir de ve onun derin düşünceleri  Ozu ise gerçek olama...