Ana içeriğe atla

İyi Günler, Kötü Günler...Payıma Düşeni Aldım

 



Ne diyim ki ben sana şimdi, yalana ne gerek vardı? Bir kaç defa beynimi yokladım söyledi mi söylemedi mi diye emin olamadım onu yüksek ihtimal söylemedi. Ay ne gerek vardı ya. 

Şimdi sorsan fesat olursun, sormasan adamı istedikleri gibi kandırıp bir de instagrama atıyorlar

Aptal gibi hissediyorsun kendini 

Bak, aklıma bir şey için saatlerce uğraştırıp sonra da benim yaptığım şeyi paylaşmayan kişi geldi, görünce nasıl da şaşırmıştım. 

Sonra nabzımı yoklamak için aradı, yüzüne vurmaya utandım. Neden uğraştırdın beni o zaman ne büyük ayıp!

Kızlarımın hatalarını (aslında o kadar da hata değil ya) neden özür diledim ki ben şimdi  

Bu kadar abartılacak bir şey yoktu. 

Herkese anlamaya çalışmaktan yoruldum. Empati peşimi rahat bırak. 

Biz fakir değiliz kızım değiliz! Sen fakir görmemişsin. Biz sadece hırssız olduğumuz için olanla yetinen, olduğu yerde sayan insanlarız o kadar.

Neden en özellerini açtın ki ulu orta ne gereksiz ne kadar bu yaşa göre olmaması gereken bir şey.

Başardı ya kızın başardı övün, çalış, güven :D

Ben ev hanımı değilim anladım. Ev hanımları ev işlerini yüksünmeden belli bir rutinde 

hiç aksatmadan yaparlar. 

Ben yarı ev hanımıyım, yarı özel sektör çalışanıydım öyle ben bir şeyde profesyonel olamayacak kadar azimsizim yoksa tembel miyim ya?

İçeri girdi ilk defa geliyordu, mutfağa girince bu niye burada dedi. Hemen akıl vermeye başladı.

(mikrodalga ile fırını koyduğum yeri kastediyor)

Kaç defadır denk geliyorum bir türlü kimseye söyleyemiyorum. Arkadaşlar arkadaşlar eşlerinize arkadaşlarınızın size özel anlattığı şeyleri anlatmayın. 

Hoparlörden konuşmayın, konuşursanız önceden söyleyin. 

Arkadaşlar, arkadaşlar aramızda konuşulan hikayeleri kişiye özel olanları gün gruplarınızda anlatmayın.

Arkadaşlaarr, arkadaşlaarr intasgramda paylaştığım şeyleri, yorumları kendime ait yazıları 

ya da cümleleri kendinizinmiş gibi hiç sormadan paylaşmanız tarafımdan olumsuz karşılanıyor 

Bende insanım hata yapabilirim bunu kendime günde 100 kere söylemem lazım 

Kaldı 99 

Biliyor musunuz bağzı insanlar sizleri ancak ondan aşağıda olursanız kabul eder ve sever. 

Mesela atıyorum çocuğunuza Allah, (bu kuluma daha fazla eziyet olmasın tutunacak bir dal olsun diye) 

bir yetenek vermiştir. 

Onun dışında (Rabbim gücüne gitmesin neredeyse her şey sınırlı ve imtihandır, 

zorluktur) işte o bir yüzünü güldürecek şey için bile hani sizi altta 

olduğunuzda kabul edip seven insan bir afallıyor işte buna 

kendini tamamlayamamış insan deniyor.

Arkadaşlar kimse sizden akıl istemiyorsa vermeyin ya lütfen , ben de yapıyorsam almayın akıl falan

Evine yeni bir şey alındığında güle güle kullan diyemeyen insanlardan olmayın.

Yapmayın herkesin kendine göre alışveriş yaparken saçmaladığı bir nokta vardır. 

Mesela kimi eve harcamaz gider tatil yapar, gitmediği yer kalmaz. 

Kimi kendine bakar , almadığı giymediği kalmamıştır. 

Kimi çocukların eğitimine harcar. 

Yani konuştuğumuz zaman hepimiz parasızlıktan ve ekonomiden dem vurabiliriz. 

Benim kendime göre paraya kıydığım şeyler için başkasına ya şusu yok ama telefonunu gördün mü demeyin?

Ben dedim yaptığıma pişman oldum vazgeçiyorum. Herkesin kendisine göre rahatlamak istediği bir konusu var. 

Fazla mütevazı olma gerçek sanarlar.

Şeyden çok rahatsız oluyorum yapılan bir iyiliği ya da küçük bir hediyeyi bile karşılıksız bırakmaktan. 

Böyle borç gibi değil ama başkalarından karşılıksız bir şey almak beni biraz eziyor

Bedavacı insanlara çok şaşırıyorum bu hayatta hala en çok onlara şaşırıyorum, 

alınan bir hediyenin karşılığında öylesine en ucuzu seçilerek alınmış cebinde akrep olan insanları 

anlayamıyorum. 

Pilaçkacı

Böyle düzgün teşekkür edin insanlara üff nasıl kızıyorum içten içe ama 

nasıl da söylemiyorum yüzünüze  güzel teşekkür edin, içten 

Hiç teşekkür etmeyen insan gördü bu gözler ya daha ne olsun 

Bir de sen çağır bacım bakalım nasıl yemek / kahvaltı hazırlıyorsun?

Şu zamana kadar yaşadığım şeylerde gördüm ki çok yapamadım ama kesin karara vardım 

sana yapıldığı ya da yapılmadığı gibi davrandığında, karşı taraf ancak o zaman anlıyor 

hata yaptığını 

Kendine ya da çekirdek ailene almaya kıyamadığın hediyeyi başkalarına alma 

Alırsan da sonra üzülme 

Yardım yapıyorsan konuşma, konuşuyorsan yapma 

Bu kısmı hala çalışıyorum (yazdıklarımdan görüldüğü üzere- çalışmamışım da)

Kitaplarımı artık paylaşmayı gönlüm hoş bulmuyor, ekonomi belimi büktü

Daha çok da çocuk kitaplarını çünkü gerçekten çok pahalı 

ve daha kardeşine de okutturmayı istiyorum

Her şeye para bulanlar için yazıyorum kitap almaya kıyamıyorsunuz ama 

sadece kitap için para harcayabilecek bütçesi olan insanlardan çok rahat ödünç kitap 

isteyebiliyorsunuz bence bu doğru değil

Saçının bakımına kadar hiçbir şeyini kusur bırakmayan insanlar, evinde hayatını kolaylaştıracak 

her türlü elektronik aleti olanlar kitaba para harcamak istemiyorlar 

Ödünç aldıklarınıza saygı gösterin, kitabı düzgün bir yere koyun başına bir iş getirmeyin

vaktinde ve tam adedinde verin

Burada yazarken nokta koyayım mı koymayım mı bir türlü karar veremiyorum

Dışarıda bir şey yağıyor yağmur gibi ama yağmur değil dur gideyim bakayım.

Gene yazarım, ya da sen kendi kendini imha et. İçim rahatladı biraz 

 



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kömives yoksa Marai'mi?

Ben Kömives’i burjuvazi olarak gördün mü? Sanki istemiyor ama bir şekilde de ayak uyduruyor bu duruma “Ona ucuz tütün, daha mütevazi kıyafetler, daha basit konut yeterdi. Toplumsal hayatın daha alt düzey koşullarıyla idare edebilirdi”   bu cümleden böyle anlıyorum Köprüden baktığı anlardaki cümleleri ise evet sınıfsal farklıları sadece zenginlik değil belki ama tarihsel soyluluk, eğitimden gelen yetkinlikler açısından sınıf ayrımını önemsiyor olabilir de diyorum Ki yazarın Burjuvanın İtirafları diye de kitabı varmış “İşte köprünün altında yüzyıllardır akan nehrin solunda, kıyıda uzanan yeni parlak renklere boyanmış kiralık evlerin ses geçiren ince duvarları arasında modern çağın sürekli sinirli insanları yaşıyordu” “Sonra yavaşça yüzünü nehrin sağ kıyısında kalan yakasına doğru çevirdi. Bu tarihi yüzü içi memnuniyetle kabararak seyretti.” Kapıcı ile ilgili yaptığı yorum; “Kapıcının davranışındaki bu gerekçesiz samimiyeti dışarıdan gören biri asla hissedemezdi. Bu ...

Okunması çok kolay olmasa da sabrı hak edecek güzel bir kitap

  Yüzüncü sayfaya kadar hızlı ilerleyemedim felsefi açıdan kullanılan terimler kavramlar zorlayıcı oldu.  Bazen çeviri eksikliği mi şimdi burada ne demek istedi diye aynı cümleleri bir kaç defa okudum Ozu yeni girdi hikayeye bakalım neler olacak? diye 10 Haziran'da not almışım Kitabı bugün bitirebildim. (29 Haziran) Üzüldüm, kitabın sonunun kendi içimde biraz demlenmesine izin vermem gerekiyordu  Fakat sonra yazmak için fırsat bulamayacağımı düşünüp yazmaya oturdum Kendi cümlelerimle anlatacak bir ruh dinginliğim ve kelime bulmada kolaylık yaşayacak bir berraklığım olmadığı için şu an çok yorumum olamayacak Fakat gene de şunları yazayım; Renee'nin, kendi zevk ve tutkularıyla hayatı daha kolay yaşanılır kılmanın güzelliğini  göstermesi bir yana, o aslında oldukça yalnız "sevmek" ve "sayılmak" kısmını kardeşinin ölümüyle toprağa gömmüş  durumuna üzülünecek, fark edilmeyen entel yoksul bir kadın Paloma var bir de ve onun derin düşünceleri  Ozu ise gerçek olama...

Bu Yaşa Erdirdin Beni

  Tarih 16 Aralık olduğunda yeni yaşıma gireceğim  İsmet Özel’in Münacaat şiirinin giriş kısmı geliyor aklıma Annem duyarsa yanlış anlar üzülür diyorum bir zamanlığına vazgeçiyorum  Yağmur yağıyor, kitabımı aldım dedim ki daha kaç yıl okuyabilirim ki? İnsan ömrünün tüm istediği kitapları okuyamayacak kadar kısa olması ne acı Ahirette amel defterimiz dışında kitaplar olacak mıdır acaba? Yaş ilerledikçe aslında Veronika’nın ölmek istemediği gibi ölmek istemiyorum  Daha diyorum Filistin özgür olmadı alma canımızı Allah’ım  Yatmadan evvel çocuklara baktım Uyuyorlardı  Bakıyorum ve diyorum ki bunlar benim mi Allah’ım? Senin emanetlerin ne güzel, pek tatlı çok sevimliler  Aklıma çocuğunu kaybedenler geliyor kahroluyorum kahroluyorum  Dişlerimi fırçalarken ayna da yüzüme bakıyorum  Artık şu yüz yogasını bilmem kaçıncı kez  mutlaka yapmalıyıma niyetlenip gene  yapmıyorum Menapoza girmeye de hazır değilim ben daha gencim diyorum  Ben ha...