Ana içeriğe atla


 

Sonsuza dek tamamlanmayacak eksik kusurlu varlığım

(Thierry Paquot)

 

Pandemi hala devam ediyor. Bir yılı geçti. Korona temelli mi kalacak yoksa bir gün hayatımızdan çekip gidecek mi bilmiyorum? Uzmanlar geçeceğini söylüyor- bekliyoruz. Koca ülkede tüm kurallara uyan sanırım bir-kaç aile var. Böyle olunca süreç uzuyor da uzuyor.

Ben geçen sene Mart ayının ortasından beridir evden çalışıyorum. Her olayda olduğu kadar evden çalışmanın da kolaylıkları ve zorlukları var.

Ama itiraf etmeliyim ki bazen bana geliyor gelenler, kızlar diyordur kesin “Annem gene çıldırdı” kapılarını kapatıp benden uzaklaşıyorlar oradan anlıyorum.

Ramazan ayı da olmasa kendime çeki düzen verecek bir fırsatım olmayacak kesin. Evde olmanın en güzel yanı iki Ramazan ayını da dolu dolu geçiriyor olmam.

Üç senedir Ramazan aylarında sosyal medyayı tamamen bırakıyorum. Bu sene Whatsapp uygulamasını da kaldırdım.

İlginç tecrübelerim oldu. Mesela ailem dışında beni/bizi kimsenin merak etmediğini gördüm.

Telefon kullanma sürem 1-1,5 saate düştü. Aman Allah’ım önceden ne kadar kullanıyordum ki?

Bu ay, yıllardır evde duran bir kitabını bitirdim. Derin Tarih- Hz.Muhammed(s.a.s.)

Her bölümü ayrı güzel ama ben en çok şu konularda etkilendim;

1-Safa tepesine çıkarak bütün Mekkelilere çağrıda bulunduğu bölüm

2-Karakteristik özelliklerinin olduğu bölüm;

*Karşılaştığı kimseye ilk önce o selam verirdi

*Kendisini ilgilendirmeyen şeyi konuşmaktan uzak dururdu

*Kim konuşursa onun sözünü sonuna kadar dinler, haddini aşmadıkça hiç kimsenin sözünü kesmezdi

*Herhangi bir kimsenin bilmeden hata etmesini bekleyip bu durumu başa kakma fırsatı olarak kollamazdı

*İhtiyaç olmadan konuşmazdı, uzun müddet susardı

*İnsanların güldüğü şeye o da güler, onların hayretle karşıladıkları şeye o da hayretle karşılardı

*Dünya ve dünya ile ilgili şeyler onu kızdıramazdı

*Kızdığı zaman kendisini toparlayarak sessizce oradan ayrılırdı

*Ortak bir hak bulunur, onu kimse tanımaz ve yerine getirmezse yerinde duramaz; o hakkı yerine getirirdi

*Kendisi haksızlığa uğradığında başkasından yardım istemez ve kendisine yardım edilmemesi halinde de kızmadı

 

Bunların üzerine ne yazabilirim en iyisi susayım da şiirler konuşsun;

 

N’olur uzat elini, tut elimizden kurtar

Şu ölümlü dünyada bitmez acımız artar

Kimisi vicdanını, kimi dini alıp satar

Bu aziz dine layık bir ümmet olamadık

Bunca felaketlerden yazık, bir ders alamadık

(Genceli Nizami-Prof.Dr.Mahmut Kaya trc.ve yeniden söyleyiş)


Not-1:Yazı başlık cümlesi Thierry Paquot 'a aitmiş. Ben geçtiğimiz aylarda @yazancelebi Instagram hesabında görmüştüm.

Not-2:Başlık resim büyük kızıma ait. Van Gogh'un Yıldızlı Gece 'sini yapmaya çalışmıştı.

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kömives yoksa Marai'mi?

Ben Kömives’i burjuvazi olarak gördün mü? Sanki istemiyor ama bir şekilde de ayak uyduruyor bu duruma “Ona ucuz tütün, daha mütevazi kıyafetler, daha basit konut yeterdi. Toplumsal hayatın daha alt düzey koşullarıyla idare edebilirdi”   bu cümleden böyle anlıyorum Köprüden baktığı anlardaki cümleleri ise evet sınıfsal farklıları sadece zenginlik değil belki ama tarihsel soyluluk, eğitimden gelen yetkinlikler açısından sınıf ayrımını önemsiyor olabilir de diyorum Ki yazarın Burjuvanın İtirafları diye de kitabı varmış “İşte köprünün altında yüzyıllardır akan nehrin solunda, kıyıda uzanan yeni parlak renklere boyanmış kiralık evlerin ses geçiren ince duvarları arasında modern çağın sürekli sinirli insanları yaşıyordu” “Sonra yavaşça yüzünü nehrin sağ kıyısında kalan yakasına doğru çevirdi. Bu tarihi yüzü içi memnuniyetle kabararak seyretti.” Kapıcı ile ilgili yaptığı yorum; “Kapıcının davranışındaki bu gerekçesiz samimiyeti dışarıdan gören biri asla hissedemezdi. Bu ...

Okunması çok kolay olmasa da sabrı hak edecek güzel bir kitap

  Yüzüncü sayfaya kadar hızlı ilerleyemedim felsefi açıdan kullanılan terimler kavramlar zorlayıcı oldu.  Bazen çeviri eksikliği mi şimdi burada ne demek istedi diye aynı cümleleri bir kaç defa okudum Ozu yeni girdi hikayeye bakalım neler olacak? diye 10 Haziran'da not almışım Kitabı bugün bitirebildim. (29 Haziran) Üzüldüm, kitabın sonunun kendi içimde biraz demlenmesine izin vermem gerekiyordu  Fakat sonra yazmak için fırsat bulamayacağımı düşünüp yazmaya oturdum Kendi cümlelerimle anlatacak bir ruh dinginliğim ve kelime bulmada kolaylık yaşayacak bir berraklığım olmadığı için şu an çok yorumum olamayacak Fakat gene de şunları yazayım; Renee'nin, kendi zevk ve tutkularıyla hayatı daha kolay yaşanılır kılmanın güzelliğini  göstermesi bir yana, o aslında oldukça yalnız "sevmek" ve "sayılmak" kısmını kardeşinin ölümüyle toprağa gömmüş  durumuna üzülünecek, fark edilmeyen entel yoksul bir kadın Paloma var bir de ve onun derin düşünceleri  Ozu ise gerçek olama...

Bu Yaşa Erdirdin Beni

  Tarih 16 Aralık olduğunda yeni yaşıma gireceğim  İsmet Özel’in Münacaat şiirinin giriş kısmı geliyor aklıma Annem duyarsa yanlış anlar üzülür diyorum bir zamanlığına vazgeçiyorum  Yağmur yağıyor, kitabımı aldım dedim ki daha kaç yıl okuyabilirim ki? İnsan ömrünün tüm istediği kitapları okuyamayacak kadar kısa olması ne acı Ahirette amel defterimiz dışında kitaplar olacak mıdır acaba? Yaş ilerledikçe aslında Veronika’nın ölmek istemediği gibi ölmek istemiyorum  Daha diyorum Filistin özgür olmadı alma canımızı Allah’ım  Yatmadan evvel çocuklara baktım Uyuyorlardı  Bakıyorum ve diyorum ki bunlar benim mi Allah’ım? Senin emanetlerin ne güzel, pek tatlı çok sevimliler  Aklıma çocuğunu kaybedenler geliyor kahroluyorum kahroluyorum  Dişlerimi fırçalarken ayna da yüzüme bakıyorum  Artık şu yüz yogasını bilmem kaçıncı kez  mutlaka yapmalıyıma niyetlenip gene  yapmıyorum Menapoza girmeye de hazır değilim ben daha gencim diyorum  Ben ha...