Clara'nın umursamazlığından bir nebze olsun almak isterdim
Kitapta en üzüldüğüm karakter dadı oldu. Onun kendini hizmet ettiği insanlara adaması
kendine ait bir hayatı olmaması bana birtakım çağrışımlar yaptı ve üzdü açıkçası
Ayrıca şöyle bir not almışım
"Clara'yla Blanca mektuplaşıyor olmasalardı, hayatlarının o dönemi zamanın sildiği eski anıların karmaşası içinde yok olup gidecekti"
Açıkçası Isabel'in, Ellena Ferrante kadar harika cümleleri yok
Hikayesi daha güçlü daha sıradışı diyeyim
Konusu için ilk başta baya baya gizemli olaylar içinde gelişecek sanıyorsun,
fakat yazar onu da bir ayarda-dengede tutmuş
Marquez'e benzettim biraz, belki de Latin Amerikalıların özelliği budur
Ruhlar ve öteki alemlerle ilişkilerine gündelik hayatlarında yer verirler
Kitabın 385. sayfasındayım
Karakterlerle aramda bir alışkanlık oluştu
Sanki onların evlerini uzaktan izliyorum
Bitmesine üzülecek gibiyim
Son birkaç haftadır birlikteydik.
Ruhlar Evi'nden fotoğraflar;





Yorumlar
Yorum Gönder