Ana içeriğe atla



Yazmak Üzerine

Yazmak sanki okumanın yabancı dilidir. Okumak ana dilimde Türkçe ise, yazmak İngilizcedir benim için. Anlarım ama konuşamam. Bilirim ama kuramam.

Yazmak için düşünmek gerekir.
Bir olayın ya da hayalin üzerinde durmak.
Yüzeyde kalmadan, kaybolmadan.

Ama bazen bu fazla tedbirli hâl ilhamın ayağına dolanır.
Aklım denge isterken, ilham dengeyi bozar.

Belki de bu yüzden kendimi en rahatlamış hissettiğim zamanlar, o dengeyi tamamen kaybedip yazdığım anlardı.

Yazmanın bana göre bir başka zorluğu da kelime meselesi. Günlük dil derdimizi anlatmaya yetiyor gibi görünür. Çevremiz de aynı kelimelerle konuşur. Böyle olunca dil tembelleşir. Yeni kelimeler öğrenmek için bir ihtiyaç hissetmeyiz.

Oysa okurken karşılaştığım kelimeler vardır. Anlamını öğrensem bile örnek bir cümle görmeden nasıl kullanacağımı bilemem. Bazen de günlük hayatta fazla süslü kaçacak diye kelimeyi kullanmaya utanırım.

Mesela “deryadil”.
“Deryadil bir insandı” demekten öteye geçemem.

En anlaşılırı ise “şayanı hayret.”

“Şayanı hayret bir manzara.” Olur mu? 

Yazmak tam olarak budur:
Zihnini zorlamak ve kelimelerle uğraşmaya cesaret etmek.





 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kömives yoksa Marai'mi?

Ben Kömives’i burjuvazi olarak gördün mü? Sanki istemiyor ama bir şekilde de ayak uyduruyor bu duruma “Ona ucuz tütün, daha mütevazi kıyafetler, daha basit konut yeterdi. Toplumsal hayatın daha alt düzey koşullarıyla idare edebilirdi”   bu cümleden böyle anlıyorum Köprüden baktığı anlardaki cümleleri ise evet sınıfsal farklıları sadece zenginlik değil belki ama tarihsel soyluluk, eğitimden gelen yetkinlikler açısından sınıf ayrımını önemsiyor olabilir de diyorum Ki yazarın Burjuvanın İtirafları diye de kitabı varmış “İşte köprünün altında yüzyıllardır akan nehrin solunda, kıyıda uzanan yeni parlak renklere boyanmış kiralık evlerin ses geçiren ince duvarları arasında modern çağın sürekli sinirli insanları yaşıyordu” “Sonra yavaşça yüzünü nehrin sağ kıyısında kalan yakasına doğru çevirdi. Bu tarihi yüzü içi memnuniyetle kabararak seyretti.” Kapıcı ile ilgili yaptığı yorum; “Kapıcının davranışındaki bu gerekçesiz samimiyeti dışarıdan gören biri asla hissedemezdi. Bu ...

Bir Romanın İçine Gömülmenin Hazzı

  Bu kitabı açıkçası herkes okuyor diye öteliyordum  Yani sanki herkes okuyorsa ben okumamalıyım diye kibirleniyordum Fakat yanılmışım  Müthiş bir çeviri  Kendine ve ilişkilere, duygulara ait dürüst bir gözlemleme  Harika analizler ve dışa vurumla Tertemiz cümleler  Sürükleyici  Açıkçası çok kısa sürede bitirdim  Yalnız kendimde farkettiğim bu sefer karakterlerden çok yazarla daha ilgili olarak okudum  Elena mahlası ile yazıyormuş gerçek kimliğinden emin değiller Kitabın seri olarak devamı da varmış bakalım kısmet  Sayfa 164 ' e şöyle not almışım: Lila' yı bu denli abartan Lenu' nun kendi ezikliği Kitaptan aldığım diğer cümleleri paylaşıyorum; "Yazı aracılığıyla konuşmayı biliyordu" "Hınçlı bir mutsuzluk" "Gündelik olayların içinde var olan bir zenginlikti ve ne şanı ne ışıltısı vardı" "Mutlak bir kararlığa sahip olma özelliği sergilerdi" "Hayal kırıklığını, hayatlarının ana ekseni yapmış ve birbirlerine sıkı sıkı tutunmuş iki ih...

Okunması çok kolay olmasa da sabrı hak edecek güzel bir kitap

  Yüzüncü sayfaya kadar hızlı ilerleyemedim felsefi açıdan kullanılan terimler kavramlar zorlayıcı oldu.  Bazen çeviri eksikliği mi şimdi burada ne demek istedi diye aynı cümleleri bir kaç defa okudum Ozu yeni girdi hikayeye bakalım neler olacak? diye 10 Haziran'da not almışım Kitabı bugün bitirebildim. (29 Haziran) Üzüldüm, kitabın sonunun kendi içimde biraz demlenmesine izin vermem gerekiyordu  Fakat sonra yazmak için fırsat bulamayacağımı düşünüp yazmaya oturdum Kendi cümlelerimle anlatacak bir ruh dinginliğim ve kelime bulmada kolaylık yaşayacak bir berraklığım olmadığı için şu an çok yorumum olamayacak Fakat gene de şunları yazayım; Renee'nin, kendi zevk ve tutkularıyla hayatı daha kolay yaşanılır kılmanın güzelliğini  göstermesi bir yana, o aslında oldukça yalnız "sevmek" ve "sayılmak" kısmını kardeşinin ölümüyle toprağa gömmüş  durumuna üzülünecek, fark edilmeyen entel yoksul bir kadın Paloma var bir de ve onun derin düşünceleri  Ozu ise gerçek olama...