Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs ayı Ankara'da bir güzel olur, gerçi son yıllarda sel felaketiyle karşı karşıya o durum dünyanın  düzeninin değişmesiyle alakalı ayrı bir durum  Yani bu durum hariç  Yolda yürürken arabayla giderken güllerin bakımlı bakımsız heryerde açtığını görürsünüz Ankara'da  Sabahları nefes aldıracak bir serinliği akşamları üşütür dereceye getirir  Öğlenleri ise yakıp kavurur insanı Eğer ağaçlara bakarsanız tepelerine, hep yavaşça salınır yaprakları  bir melodi gibi dans gibi perdenin tülü gibi hafif hafif  Perfect Days filminde adam her öğlen molasında ağaçların tepesindeki ışıltının ve o anın verdiği huzur duygusunun fotoğrafını çekiyor  Bende üniversite yıllarından beri ağaçların tepesindeki o salınışa bakarım  Son yıllarda her baktığımda  Aman Yarabbim diye hayretimi ve hayranlığımı dile getirmeyi alışkanlık edindim  Bunu Sadettin Ökten'den öğrendim  Bu nimetler dışında dünyada çok ironik ilginç gelişmeler de yaşanıyor  Amer...

Sınavlar ve Nimetler

  Fatma Bayram "99 Esma Sonsuz Mana" kitabında "Rızkımızı biz mi kazanıyoruz?" diye soruyor  "Elde ettiğimiz her şeyin O'nun ihsanı değil de bizim çalışmamızın sonucu olduğunu düşünmek, insanı o imkanlar konusunda hesap vereceği şuurdan uzaklaştırır" Rızık olarak insana bahşedilen iki büyük lütfun akıl ve irade olduğunu söylüyor Bitmek bilmeyen bir koşturmaca her hafta sonu verdiğim "evin işlerini bitireyim söz..'le başlayan ama  bitmeyen işler sonrası hak ettiğince ilgilenemediğim ne varsa çocuklar, eşim ibadetlerim, okumalarım yürüyüş v.s. Sonra Pazartesi oluyor  Her gün bir birinin aynısı diyor büyük kızım Ülkenin ekonomisi bu haldeyken hayatımızı sadece survive ederek geçiriyoruz Nereye kadar? Kur'an okuduysanız hatırlarsınız "Hala akıllanmayacak mısınız?" diye sorar? Allah'tan razı olup olmadığımın denendiği bir Ramazan ayı ve bayramından sonra hala aynı olarak  kalacak mıyım bende kendime sorayım? Bir hal geldi arife gü...

Pluviofil Bibliyofil

  Bu karanlık ve kasvetli manzara bir Ankara sabahından bizim salona gelen  görüntünün  kendisi İlginç bir şekilde bu havaları çok seviyorum  Pluviofil kasvetli yağışlı havalara sevenlere verilen isim  Bibliyofil kitap sevenlere verilen isim  Peki yazmayı seven insanlara da bir isim verildi mi?  Hatta yazmayı seven ama üşenen insanların da bir ismi olmalı ?  Bu huzurun sebebi sadece hava değil bence  Evde olmam, trafikte olmamam işyerinde olmamam da büyük etken  Kim bilir belki bir gün, bende dilediğim gibi bir çalışma ortamı bulup huzur içinde çalışabilirim  Amin Allah'ım  Gazze'de durumlar hala aynı  Görüntülere bakmıyorum bir süredir çünkü beni felç eden üzüntü sebebiyle hiçbir işe yaramıyorum  Yazmak bana gerçekten iyi geliyor  Küçüğü hasta bu yüzden evden çalışıyorum  Saçma sapan ve sıradan da olsa yazmak istedi canım  Sonra okuyunca iyi ki yazmışım diyorum  Bit...

Bütün bunlar gerçek mi?

  Gazze  7 Ekimden bu yana  Allah'ım biz neler gördük bütün bunlar gerçekten yaşandı mı? Biz görürken onlar yaşadı/yaşıyor  Ağlak bir romantizm, boş kahramanlık ve etkileyici sözler ile onlar adına konuşmayacağım Aslıma bakarsam kendimi de ne kadar üzüldüm ağladım etkilendim diye acındırmayacağım Gazze'de olanlar hem insanlığımı hem de Müslümanlığımı sorgulamama neden oldu Kimi zaman ağlarken bir an sonra normal hayatıma devam etmem  çok büyük bir sorunla beynimin baş etme mekanizmasının çalışmasının sonucu muydu  yoksa duyarsızlaştığımın bir emaresi miydi hala da emin olamıyorum? Onların imanına özenirken içimden Allah'ım beni böyle imtihan etme diye de korkuyorum  Küçücük çocuklardaki cesaret bende yok  Yıllarca gavur dediğim batılı halk aylardır Gazzeliler için yasak olmasına rağmen yürüyüş yapıyor Bir sürü şeyler oldu hem dünyada hem içimde  Ben hala aynı mıyım?  Dua ederken dilim dolanıyor tam olarak dua bile edemiyorum  Gazzel...
 "SONSUZ BİR ANDIR" Bu kitabın güzel olması dışında benimle kötü bir anısı da var  Belki de yazarın zaman zaman kitapta dediği gibi bazı şeylerin nedenini bende ilerleyen zamanlarda anlayacağım  Yer yer "Bu başka bir öyküdür başka zaman anlatılmalı" diyor Michael Ende bu kötü anı da başka bir hikaye  2 aydır elimde, buhranlı bir döneme denk geldi  Ara ara okurken sıkıldım  Sonlarına doğru ise kitabı müthiş bağlamasından dizime vura vura çok iyi ya, çok iyi ya diye zevkten dört köşe olarak bitirdim Güzel bir kitap okuyunca ya da kitapta güzel bir anlatıya denk gelince mutlu oluyorum  Bu çok farklı bir his, hani kışlık montunun cebinde para unutursan da, bir sonraki kış elini cebine attığında bulduğundaki şaşkınlık ve sevinç gibi belki anlık ama yüzünü gülümseten bir an Sevgili Bastian Balthasar Bux, On-On bir yaşlarında ufak, tombul çocuk. Arkadaşlarından zorbalık gören, hayal gücü Fantazya' yı kurtaracak kadar güçlü ve yalnız çocuk  Neler geliyor ...
Kendimi en rahatsız hissettiğim ortam; siyasetin tek taraflı konuşulduğu, ortamda herkesin  sanki kendi gibi düşündüğünü zanneden ya da düşünmese de diğerlerinin düşüncesinin  ne olduğunu umursamayan insanların olduğu ortamdır.  Burada aslında şu da var, şu anki hükümetin olduğu partiye oy verme de, git hangi partiye veriyorsan ver. O zaman kabul edilebilirsin Çünkü onlara oy vermek onlara göre rezalet, akıl almaz bir şey çok daha ağırlarını söylüyorlar da yazmak istemiyorum  Şimdilerde en büyük sebepleri "ekonomi bu haldeyken bile mi" sanki ekonomi iyiyken onlara oy verenleri makul görüyor/saygı duyuyorlardı da şimdi duymuyorlar İktidarı savunacak değilim, hele depremden sonra  Fakat burada farklı bir mesele var: bir- haddini aşma, iki- çok büyük bir kibir var  bir tek kendini akıllı sanan, yaptığı yardımı bile konuşan hatta haram eden, mahalle baskısıyla insanları sindirenler var Anlamanız ve yapmanız gereken en temel şey, insanları küçümsememek  İşt...

Yirmi dokuzdan sonra ne gelir?

  Bu kitabı 21 Temmuz Cumartesi günü kütüphaneden aldım. 24 Temmuz Pazartesi günü bitirmiştim Kitap okurların kimileri ve bazenleri (bunu yeğenim Hamza küçükken söylerdi) ben de, çok satanlar ibaresi olunca bir temkinli yaklaşırız belki de bir kibirdir bu Herkes beğendiyse çok duyulduysa yani şimdi bende o "herkes" in içine girmeyim daha elitist daha entelektüel kitapları okuyorum havalarında oluyoruz  Çünkü bazenleri de bazı tanınmış ve fikrine değer verilen kitap okurları halka açık yorumlarında benim beğendiğim bir kitaba "balon" diyebiliyor ya da lüzumsuz birileri "vakit kaybı" olarak yorumluyor  Durum böyle olunca basit gibi görülen kitaplar ya da arabesk bir şarkı beğenilse de sanki saklıyoruz bunu, utanıyoruz bu zevkimizden  Halbuki adı üstünde bu o kişiye ait bir zevk yani keyif alabilmesi için başka kişilerinin onayını almaya ihtiyacı olmamalı  Kitabın orjinal adı Where the Crawdads Sing Birebir çevirisi "Kerevitlerin Şarkı Söylediği Yer...